KALABALIKLAR İÇİNDE YALNIZLAŞAN İNSAN…
Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği çağımızda insanlar birbirine her zamankinden daha kolay ulaşabiliyor. Bir tuşa basarak dünyanın öbür ucundaki biriyle konuşabiliyor, saniyeler içinde haberleşebiliyoruz. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen insanın yalnızlığı da aynı ölçüde artıyor.
Eskiden mahalle kültürü vardı. Komşular birbirinin derdiyle ilgilenir, sevinciyle sevinirdi. Büyükler çocukları gözetir, çocuklar büyüklerine saygı gösterirdi. Bugün ise aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirlerinin adını bile bilmiyor. Kalabalıklar içinde yaşayan insan, gönül dünyasında yalnızlaşıyor.
Yalnızlığın temel sebeplerinden biri de maddiyatın, maneviyatın önüne geçmesidir. İnsanlar daha fazla kazanmak, daha iyi yaşamak için çabalarken dostluklara, akrabalık bağlarına ve insani değerlere yeterince vakit ayıramıyor. Oysa insanı mutlu eden yalnızca sahip oldukları değil, paylaşabildikleridir.
Toplum olarak yeniden birbirimizi dinlemeye, anlamaya ve gönüller arasında köprüler kurmaya ihtiyacımız var. Çünkü güçlü toplumlar sadece ekonomik güçle değil; sevgi, saygı, dayanışma ve güven duygusuyla ayakta kalır.
Unutmayalım ki insanın gerçek zenginliği malı değil, gönlünde taşıdığı insanlıktır
Hamdullah IŞIK / malabub@yaani.com