|
Tweet |
TBMM'DE BAHAR KONSERİ COŞKUSU
Dostlar Meclisi Kültür Sanat ve Türk Müziği Topluluğu Korosu, 14 Mayıs 2026 Perşembe akşamı TBMM Konferans Salonu'nda unutulmaz bir Bahar Konseri'ne imza attı.
Şef Suat Yıldırım yönetiminde sahnelenen konserde, milletvekillerine ait güfte ve besteler seslendirilerek parlamentonun kültür-sanat boyutu bir kez daha gün yüzüne çıktı. Yoğun katılımın sağlandığı gecede milletvekilleri ve bakanlar, Türk müziğinin büyülü atmosferinde birbirinden güzel eserlerin keyfini çıkardı.
Gecenin dikkat çeken anlarından biri, e. Osmaniye Milletvekili Şükrü Ünal'ın bestesinin icra edilmesiydi. 21. ve 22. Dönem Osmaniye Milletvekili olarak görev yapan Ünal, hem siyasetçi hem de müziğe gönül vermiş bir isim olarak bu konserde özel bir yer edindi. Konserin organizasyonunda emeği geçen Koro Başkanı ve 17. Dönem Ağrı Milletvekili İbrahim Taşdemir de geceye renk katan isimler arasında yer aldı.
Seyirciler de konserde seyirci kalmadı; zaman zaman seslendirilen eserlere eşlik ederek salona ayrı bir canlılık kattı.
Koronun kurucu başkanlarından e. Osmaniye Milletvekili Şükrü Ünal şu değerlendirmede bulundu:
"Dostlar Meclisi olarak yıllardır bir hayali gerçeğe dönüştürmeye çalışıyoruz; milletimizin sesini, duygusunu, ozanlarımızın mirasını yaşatmak istiyoruz. Bu konserde milletvekili arkadaşlarımızın güfteleri ve besteleri seslendirildi. TBMM yalnızca yasaların yapıldığı değil, kültürün ve sanatın da yeşerdiği bir mekân olmalıdır. Bu güzel geceyi mümkün kılan başta Şef Suat Yıldırım ve koro üyelerimiz olmak üzere herkese teşekkür ediyorum."
Geceye katılan Anadolu Gazeteciler Platformu ve Şanlıurfa Platformu Genel Başkanı Habip Çadırcı ise şunları söyledi:
"Bu gece TBMM çatısı altında gerçek bir kültür şöleni yaşandı. Milletvekillerimizin kaleme aldığı güfteler, besteler aracılığıyla yeniden hayat buldu. Türk müziği bu toprakların ruhudur; onu bu kutsal mekânda dinlemek bambaşka bir duygu. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum."
Konser, Türk müziğinin milletin en köklü kurumlarından biri olan TBMM çatısı altında yaşatılmasının ne denli anlamlı olduğunu bir kez daha ortaya koydu