Vefat Haberleri ve Şehir
Arada bir sanal ortamda vefat haberleri ile ilgili kimi paylaşımlar dikkât çekmiyor, değil.
Elbette ölüm- irtihal, yakınını kaybeden için acı veren durumdur.
Bu paylaşımlardan haberdar olmak bir yönüyle önemli.
Eskiden gazetelere ölen işadamlarının, ünlü isimlerin, siyasetçilerin ölüm ilanları çarşaf çarşaf verilirdi.
Şimdiyse şehir, ilçe hatta köy- aşiret taziye haberleri gerek sitelerden gerekse sanal ortamdan paylaşılır, oldu.
Sanal ortamda kimi dostların paylaşımlarına, " Rahmet ve sabır..." İfadesini yorumda ekleriz de vefat eden yakınlarımızın taziyesine kendimiz gideriz.
Uzaktaysanız telefon açarak, başsağlığı dilenir. Yakındaysanız, telefon abesle iştigaldir, doğrusu.
Kimi eş- dostun yakını olursa birlikte taziyeye gidilir.
Bizim doğu geleneğinde taziye alanına her kim gelirse vefat edenin ruhuna Fatiha açılır.
Bu arada çay ile su eksik olmaz.
Arap kültürünün baskın çıktığı yerlerde yudumluk mırra- acı kahve sunulur.
Öğle zamanı üç gün gelenlere taziye yemeği verilir.Bu yemek masrafı bazen taziye sahibi tarafından bazen yakın akrabalarca karşılanır.
Daha önce evlerde, geniş avlularda, düzlükte ve çadırlarda yapılan taziyeler, derneklerin bünyesindeki taziye evlerine taşındı.
Geleneğin köklü olanını şehirde yaşatmak, ancak sürekli maddî destekle mümkündür ki aynı çevreden olanların birlikteliği, hemşehrîlik bağlarını kuvvetlendirir.
Artık iletişimin sanal ortamda gittikçe arttığı ortamda vefat eden birinin haberini tanıyan da tanımayan da paylaşır oldu.
Sanal ortamda her gün paylaşım yapmayı zorunluluk bilme noktasında olanların cuma mesajları ayrı bir konu, gayr-î müslim olanlar için yazdıkları farklı bir husus.
Her vefat eden hakkında fotoğraf ve bir başkasının yazısını çoğunlukla kaynaksız paylaşmak ne derece ahlâklı?
Edebiyata meraklı isen vefat eden edebiyatçıyı, eserlerini okuma şartıyla paylaşın.
Bu şair, sinemacı, tiyatrocu, şarkıcı- türkücü, eğitimci, siyasetçi, meslekdaş için aynı ölçü-kriter söz konusu.
Hele bir de kimi gazetelerde boy boy fotoğraflar, sayfa sayfa yazılar...
Hayatımızda derin izler bırakan bir düşünce insanının vefatında bir hafta boyunca gazeteleri takip ettik, adına çıkan dergi özel sayılarını ihmal etmedik.
Yoğun hafta içinde yerel ve ulusal gazetelerde haberler, birkaç dosya tuttu.
Vefatının ikinci yılında bir sigara paketi ölçüsünde ulusal bir gazete haberine rastladım, sadece.
Üçüncü yılında mezarı başında anmaları konu alan birkaç haber...
Kişi bilmediği, tanımadığı, sırf başkası paylaşımda bulunduğu için vefat edenleri sayfasına taşımaktadır.
Şarkısını, türküsünü dinlediği isimse olsun da paylaşımlarda bulunduğu kimi yazarlarla şairlerin çalışmaları aleyhinde olanlara ne demeli?
Herkes okumuş, bilgili bilsin mantığıyla hareket etmenin iki yüzlülüğü ne anlam taşır?
Kişi hayatta iken kıymet verilmiyor, ömrünün sonunda gözü arkaya açık gidiyorsa, öldükten sonra ne yaparsanız yapın, riyakârlık olmaz mı?
Vatandaş ölünce insan olduğu için kişi tanıyor ve biliyorsa paylaşım yapsın.
Tanımadığı ve bilmediği kimseler için feryad û figan edenler yok mu?
Dahasını söylemeye dilimiz varsa ifade ederdik, uzun boylu...
Biliyoruz, insanlar vefat edince şehirler ölür, beraberinde.
Böyle bir çağdayız, kabul etmesek bile....