SENEDE BİR GÜN HATIRLAMAK VEYA HATIRLANMAK İNSANLIK MI?
Sadece senede bir gün; kadınları, anneleri, babaları, , engellileri, hayvanları veya sevilenleri hatırlamak; İslam toplumunun ne adeti, ne kültürü, ne vicdanıdır! Müslüman olan hatta Müslüman değilse de insanlık vasfını yitirmemiş herhangi biri. bu değerlere yalnızca senede bir gün değil, bir ömür boyu sevgi, saygı ve hürmet gösterir. Çünkü o bilir ki; “Yaratılanı, Yaratan’dan ötürü sevmek” hakikatin ta kendisidir.
Oysa bizlere, bu kadim ahlakı unutturup yerine sunî ve sığ anlayışlar koydular.
Kim/Kimler yaptı bunu?
Bu aziz milleti ne zaman ve nasıl dejenere etti/ettiler?
Bizleri kim/kimler yönetiyor?
Bu Necip millet ki; bir vakitler dünyanın efendisiydi. Lakin bugün ne oldu da köleleştirildi?
Zihinlerimiz nasıl esir alındı, kalplerimiz nasıl köreltildi?
Her yıl, belirli gün ve haftalar icat ederek; sevgiyi, merhameti, saygıyı, hürmeti ve insanlığı belirli takvim yapraklarına sığdırmaya çalıştılar. Gaye, samimi bir hatırlatma değildi; gaye, insanı özünden koparmaktı… Aileyi dağıttılar, komşuluğu unutturdular, dostluğu çıkar ilişkisine çevirdiler. Kadını metalaştırıp onu en ulvî değerlerinden soyutladılar. Erkeği, şahsiyet ve vakardan uzaklaştırıp ruhsuz bir beden hâline getirdiler. Çocukları anne-babaya, torunları dede-nineye yabancılaştırdılar. Ve en nihayetinde, insanı insana düşman kıldılar…
Ve bütün bunları, “medeniyet” kisvesi altında sundular!
Oysa Mehmet Akif’in yıllar evvel haykırdığı gibi:
“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!” dediği bir bataklığa, bizi niçin çekmek istiyorlar?.
Batı medeniyeti, ahlaken çökmüş; aile kavramını kaybetmiş, iffetsizliği sokaklara taşımış, fuhşu normalleştirmiş, ebeveyn ve evlat arasındaki bağı koparmış, komşuluk, dostluk, kardeşlik kavramlarını unutturmuş bir bataklıktan ibaret değil midir? Taharetten sonra elini bile yıkamayan, çukurlaşmış bir zihniyetin medeniyet diye dayatılmasını nasıl kabul edebiliriz?
Öyleyse soralım:
Bu aziz millet, neden bu çürümüş zihniyetin bir parçası hâline getirilmek isteniyor?
Niçin Batı’nın maskarası olmaya bu kadar heves ettirildik?
Bizim tarihimiz, kültürümüz, medeniyetimiz, imanımız, ahlâkımız varken neden başkalarına özeniyoruz?
Bizleri kim bu gaflet uykusuna daldırdı?
Artık uyanmanın, silkinmenin, aslımıza dönmenin vakti gelmedi mi?
Daha ne kadar suskun kalacağız?
Bizleri yeniden şahlandıracak, hakikatin ışığını yakacak, mazlumun umudu, zalimin korkusu olacak bir babayiğit ne zaman çıkacak?
Yoksa, bunun için Mehdi’yi mi bekleyeceğiz?
Yeter artık!
Bu Necip Millet, geçmişte olduğu gibi bugün de ayağa kalkmalıdır.
Yeniden ruhunu, inancını, medeniyetini kuşanmalıdır.
Ecdadına layık olmalıdır!
Eyy! Adaletiyle, merhametiyle, şecaatiyle, ilmiyle ve imanıyla dünyaya yön veren büyük milletin çocukları!..
Artık uyanmanın vaktidir!..
Hamdullah IŞIK / malabub@yaani.com