Bugun...


Hamdullah IŞIK

facebook-paylas
Modern Çağın Bilge Ağası; GÜRÜZLÜ OSMAN AĞA
Tarih: 08-02-2025 11:45:00 Güncelleme: 08-02-2025 11:45:00


Modern Çağın Bilge Ağası; GÜRÜZLÜ OSMAN AĞA

 

Osman Ağa, asıl adıyla Osman İpek, Karahan aşiretine mensup olup, 1936 yılında, Çermik ilçesinin Gürüz köyünde dünyaya gözlerini açtı. O dönemde, ağalık sistemi feodal yapının bir uzantısı olarak devam etse de, ailesi bu sistemi reddetmiş, yasalara saygılı, hukuk kurallarına uygun yaşamayı benimsemişti. Çağdaş bir ailede büyüyen Osman Ağa, eğitim olanaklarının sınırlı olduğu o dönemde, İlkokulu kendi köyünde tamamladıktan sonra, ortaokul eğitimine Çermik’te devam etti. İlçede, O dönemlerde Lise yoktu. Henüz erken yaşlarda karşılaştığı bu sınırlılıklar, ona daha fazlasını öğrenme ve hayatı anlama arzusunu aşılamıştı. Küçük yaşlardan itibaren sahip olduğu öğrenme aşkı, ilerleyen yıllarda entelektüel bir kişilik kazanmasına zemin hazırlayacaktı.

 

Osman Ağa'nın hayatında; babası Süleyman Ağa'dan gördüğü adabı muaşeret, amcası Ömer Ağa'dan aldığı cesaret ve toplumdan öğrendiği bilgelik birleşerek onu çevresindeki insanlar için önemli bir figür haline getirdi. Köyde yaşamını sürdürse de, şehir hayatını adeta içselleştirmişti. Onun azmi ve kararlılığı, onu farklı kılan en önemli unsurlardan biriydi. Yerli ve yabancı yazarları okur, dünyadaki gelişmeleri takip eder ve her daim öğrenmeye çalışırdı. Bu, onu bir aşiret ağası veya sıradan bir köylü değil, zamanının çok ötesinde bir insan yapıyordu. Kütüphanesinde, bir bilim adamının sahip olduğu hemen her türden kitap bulunurdu. Fizik, kimya, matematik, astronomi, sosyoloji, jeoloji, biyoloji gibi bilimsel kaynakların yanı sıra, dünya klasiklerini okumayı da çok severdi. O, adeta bir kitap kurduydu. Başucundan kitap eksilmezdi.

 

Osman Ağa,  halkla iç içe bir yaşam sürmeyi tercih ederdi. Bu yüzden etrafındaki herkes, Osman Ağa’yı sadece bir köylü olarak değil, aynı zamanda halkını anlayan ve saygı duyulan bir lider olarak tanırdı. Osman Ağa, mütevazı kişiliği, güler yüzlülüğü, samimiyeti ve halkla kurduğu içten ilişkilerle her kesimden insanın gönlünde taht kurmuş bir isimdi. O, büyükle büyük, küçükle küçük olur, herkesin seviyesine inip onları anlamaya çalışır, sevinçlerine ortak olur, üzüntülerini paylaşıp bir nebze de olsa hafifletmeye çalışırdı.

 

Çermik ve çevresinde sadece köyde değil, şehirde de iz bırakmış, adını bir döneme kazandırmıştı. 1970’li yıllarda, dönemin Karaoğlan’ı olarak tanınan Bülent Ecevit’in partisinde siyasete adım atmıştı. Siyasi kariyerinin başında, halkla iç içe olmak, onların sesini duyurmak ve köyünün, kasabasının sorunlarına çözüm üretmek vardı. Osman Ağa, her zaman halkı için çalışan ve onları temsil eden bir siyasetçi olmayı ilke edinmişti. Hayatının geri kalanında farklı partilerde siyasi faaliyetlerine devam etti. İl Genel Meclisi üyesi olarak görev yaptığı dönemlerde, “Halka hizmet etmeyi, Hakka hizmet” olarak görüyordu. En önemli özelliği, hiçbir zaman halktan kopmamış olmasıydı.

 

Osman Ağa, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir kültür elçisiydi. Köyün geleneklerini, modern dünyanın değerleriyle harmanlayarak, farklı dünyalar arasında bir köprü kurmayı başardı. Eğitimin ve bilginin önemini her zaman vurgulamış, köydeki gençlere ışık olmayı, onlara daha iyi bir gelecek sunmayı hedeflemişti. Özellikle gençlerin zihinsel dünyalarına katkıda bulunmayı, onları yalnızca kendi köylerinin sınırlarında değil, dünyada da kendilerini ifade edebilecekleri bir noktaya taşımayı hayal etmişti.

 

Hayatında hep bir dengeyi gözetmişti: Köyünün sadeliği ile şehrin dinamizmini, köylülerinin ihtiyaçları ile büyük şehirlerin taleplerini dengeleyebilmişti. Bu denge, ona hem halkının güvenini kazandırmış hem de toplumda saygı uyandırmıştı. Zamanla, halkının gözünde bir öğretmen, bir lider, bir bilge olarak kabul edildi. O, insanların sadece siyasi düşüncelerine değil, kalplerine de hitap edebilen, etrafına yalnızca bilgi değil, sevgi ve anlayış sunabilen bir kişilikti.

 

Hayatına imza attığı bir dönemin sonunda, Osman Ağa geriye dönüp baktığında, yalnızca kendi köyünü değil, çevresindeki halkı da daha aydınlık bir geleceğe taşımış olmanın huzurunu taşıyordu. Onun hayatı, sadece bir bireyin başarısı değil, halkın kolektif ruhunun yansımasıydı. Hem bir köylü hem bir siyasetçi olarak, Osman Ağa'nın izleri sadece Çermik’te değil, çevresindeki tüm köylerde, kasabalarda ve belki de çok daha geniş bir alanda derin bir yankı uyandırmıştı. Onun gerçek mirası ise, sadece sözde değil, toplumun her kesimindeki insanın kalbinde yaşatılan bir halk sevgisi ve anlayışıydı.

 

Osman Ağa 1998 yılında ani bir gidişle aramızdan ayrıldı. Ardında; gönüllere sığmayan bir sevgi, yeri doldurulamayacak bir liderlik ve ailesine miras bıraktığı paha biçilemez bir onur kaldı. Ruhu şad, mekânı cennet, makamı â’lî olsun…

Hamdullah IŞIK / malabub@yaani.com

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
https://www.ilan.gov.tr/
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI