Çermik’te Ahilik Kültürünün Son Örneği: BİSTİN’Lİ HACI ZEYNEL
Çermik’in Bistin (Aynalı) köyünden olan Hacı Zeynel Altuntop, 1970’li, 80’li yıllarda, ilçenin eski Siverek Caddesi’nde nalburiye dükkânı işleten bir esnaf olarak tanınmakla birlikte, aslında çok daha fazlasıydı. Hacı Zeynel; sevgi, muhabbet, samimiyet, hoşgörü ve dürüstlük gibi insani değerlerle yoğrulmuş bir şahsiyetti. Adeta, Ahilik kültürünün son örneklerinden biri olarak halkın gönlünde taht kurmuştu.
O dönemde Çermik halkı; esnafları sadece mal ve hizmet satan değil, aynı zamanda topluma örnek olan, yardımseverlik ve ahlaki değerleriyle ön planda duran, dürüst ve güvenilir kişiler olarak görürdü. Hacı Zeynel de bu tanıma en güzel şekilde uyan bir kişiydi. Onun dükkânına gelen herkes, yalnızca ticari bir işlem için değil, aynı zamanda içten bir yardım ve samimi bir ilgiyle karşılaşırdı. İhtiyaç sahiplerine yardım etmek, Hacı Zeynel için sadece bir iyilik değil, aynı zamanda bir yaşam biçimiydi.
Hacı Zeynel, çevresindekilere yardım etmekten zevk alırdı. Üstelik sadece büyük ihtiyaç sahipleri değil, sokakta yürüyen her birey onun nazarında önemliydi. Birçoğumuzun hafızasında, Hacı Zeynel’in caddeden geçen öğrencilere olan özel ilgisi hep taze kalmıştır. O dönemde, 27 Mayıs İlkokuluna (şimdiki cumhuriyet ilkokulu) giden çocukları sık sık durdurarak, cebine harçlık koyar, onlara yardım ederdi.
Bu çocuklardan biri de bendim. Hacı Zeynel’le her karşılaştığımda mutlaka cebime 1 lira koyardı. O dönemde 1 lira, bugünün değerine kıyasla çok daha kıymetliydi ve bir çocuğun eline geçtiğinde, neredeyse bir servet gibi hissettirilirdi. Mesela 1 lira ile 4-5 ekmek alınabilirdi. (O dönemde ekmek fiyatı yaklaşık 20-25 kuruştu.) Ayrıca çikolata, şekerleme, bisküvi, tatlı gibi ürünlerden birkaçını almak mümkündü. O küçük 1 lira, çocuklar için büyük mutluluk kaynağıydı. Hacı Zeynel’in verdiği 1 lira; paranın ötesinde bir anlam taşıyor, bir yürek ferahlatıyor, çocukların yüzünde tatlı gülümsemeler bırakıyordu…
Hacı Zeynel, çevresindeki insanlara sadece maddiyat değil, aynı zamanda değerli zamanını, ilgi ve sevgisini de sunardı. Herkesle sıcak bir sohbeti vardı. Gönül alıcı sözleriyle insanların içini ısıtırdı. Kendisi bir dükkân sahibinden çok, toplumun moral kaynağı, bir nevi hayır kurumu gibi çalışırdı. Hacı Zeynel, ahlaki değerlerin, dürüstlüğün ve yardımlaşmanın somut bir örneğiydi. Onun gibi insanlar, yalnızca birer esnaf değil, bir toplumun örf ve adetlerini yaşatan, toplumsal dayanışmayı sağlayan köprülerdi.
Hacı Zeynel, halkı bir arada tutan nadir insanlardan biriydi. Yaşadığı dönemin zorlukları, toplumsal baskılar ve ekonomik şartlar göz önünde bulundurulduğunda, onun gibilerin varlığı, İlçe için büyük bir nimetti. O dönemde, yalnızca sahip olunan mal ve mülk değil, insani değerler de çok kıymetliydi ve Hacı Zeynel bu değerleri sonuna kadar savunan adamdı.
Bugün Hacı Zeynel’i yalnızca bir esnaf olarak değil, aynı zamanda bir insanlık örneği, bir dayanışma modeli olarak hatırlıyoruz. Çünkü O, sadece yardım severliğiyle kalmayıp, çevresindekilere samimiyet, dürüstlük ve sevgi dolu bir yaşam felsefesi sunuyordu. Hacı Zeynel’in hayatı, toplum olarak en çok ihtiyacımız olan değerlerin simgesiydi.
Hacı Zeynel gibi insanların kıymetini bugün daha derinden anlıyor ve belki de en çok ihtiyacımız olan şeyin, birbirimize karşı daha samimi, daha dürüst ve daha sevgi dolu bir toplum oluşturmak olduğunun farkına varıyoruz. O zamanlar Çermik’te yürürken, Hacı Zeynel’in gösterdiği bu güzel ahlaki değerlerin yansımasını görüyorduk. Şimdi ise, onun yaşamını hatırlayarak, bizlere öğrettiklerinin hayatta daha fazla yer bulmasını arzuluyoruz.
Hamdullah IŞIK / malabub@yaani.com